Ülkemizde futbol her zaman gündemin en başında yer alır. Halkımızın futbola olan tutkusu ülkemizdeki hem siyasi hem sosyal bir çok olayın önüne geçer. 3 temmuz 2011 tarihindeki gözaltılar, arkasından gerçekleşen tutuklamalar ve 1 yıl süren mahkeme neticesinde tüm tutukluların serbest kalması spor medyasına bulunmaz bir malzeme kaynağını yarattı.

Bu süreçte yıllardır televizyonlarda izlediğimiz futbol yorumcularına yeni isimler de dahil oldu, özellikle avukatlar mesleklerinin yanına bir de futbol yorumculuğunu ekleyerek televizyonlarda kendilerini tanıtma imkanı buldular! Kimisi tek bir kitleyi hedef seçerek kimisi de kişileri hedef alarak halk tabiri ile prim kazanmaya çalıştı. Bu avukat ve sonradan futbol yorumcularından Rasim Ozan ve Mehmet Baransu 3 temmuz sürecinden bu güne dek en fazla ön plana çıkan isimler oldular.

Ancak bu süreçte başrolü hiç kimseye kaptırmayan Serhat Ulueren ve ekibini yaptıkları Telegol isimli proğramla birlikte 1. sıraya koyarsam sanırım haklarını vermiş olurum. Yıllardır Serhat Ulueren ve ekibinin her programının tek bir konusu var: Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe. Öyleki iki hafta önceki programlarında Serhat Ulueren ekibine dönerek “burada sanırım Aziz Yıldırım’ı seven kimse yok” diyecek kadar da tarafsız ve objektifler!

3 temmuz 2011 itibari ile her programlarında önce milli takımın ceza alıp yıllarca uluslararası müsabakalardan men edileceğini daha sonra başta Fenerbahçe olmak üzere kulüp takımlarımızın da ceza alıp yıllarca Avrupadaki turnuvalardan men edileceği iddasını ortaya koyan Serhat Ulueren ve ekibi ülkemiz milli takımının ve Fenerbahçe’nin ceza almaması ile bir anda sükutu hayale uğradılar. Ardından Aziz Yıldırım ve diğer tutuklu sanıkların tahliye olmaları ile yine bir şok daha yaşamış oldular. Bunlara Mehmet Baransu ismini de unutmadan eklemek istiyorum zira programın kadrolu avukatı Baransu tüm bu cezaların kesin verileceği iddasında bulunan kişidir.

Gelelim günümüze… Fenerbahçe’nin heykeli dikilen kaptanı Alex de Souza’nın kontratının karşılıklı olarak bitirilip Alex’in takımdan gönderilmesi Fenerbahçe taraftarının büyük üzüntü yaşamasına sebepoldu. Aziz Yıldırım ve Aykut Kocaman’a tepkiler oluştu, tabiki de taraftarın tepkisini anlamak mümkün ve normal karşılanmalı.

Aynı günün akşamı Telegol vardı ve programın başlamasıyla birlikte Serhat Ulueren ve ekibinin gözlerinin buğulu, konuşurken seslerinin titremesi birden bana yıllar önce ülkemizde çok rağbet gören Brezilya dizilerini anımsattı. Kendisini rahmetle andığım, o gün vefat eden sanatçımız Berkant’ın Samanyolu şarkısını arkaya fon olarak koyup içlerini dökmeleri, buna ilave olarak da Alex’e ve Fenerbahçe taraftarına duydukları sevgi karşısında inanılmaz bir şok yaşadım!

Peki ya dün gece ne oldu? Bir baktım ki ne göreyim Fenerbahçe kulübü eski doktoru Ertuğrul Karanlık canlı yayın konuğu! Konu Fenerbahçe’nin Senegalli santraforu Moussa Sow’un transfer edildiğinde sakat olması iddası… Bu konuda detaya hiç girmeyeceğim, kısaca şunu söylemek istiyorum eğer ki bir doktor hastasının rahatsızlığını görmezden gelip saklarsa ettiği Hipokrat yeminine uymamış olur. Sevgili Karanlık madem oyuncu sakattı neden o dönemde çıkıp da bunu açıklamadın? Bunca zaman bekledin ve bunca zaman sonra neden Telegol’e konuk olup Aykut Kocaman hakkında bazı iddalarda bulundun? Ne Serhat Ulueren ne de ekibinden biri bu soruları sorma zahmetinde bulunmadı neden dersiniz!?

Sevgili dostlar işte ülkemizin gündemini uzun zamandır en çok meşgul eden konular bunlar. Doğal gaza, elektriğe ve benzine yapılan rekor zamlar ve bunun karşısında yerinde sayan işçi, emekli ve memur maaşları yerine ülkemizde bunlar konuşuluyor. Bundan olacak ki başbakan bile Alex de Souza’yı Dolmabahçe’deki makamına davet edip teşekkürlerini kendisine iletti. Fenerbahçe şu an hükümetin gözbebeği durumunda çünkü ne yaparlarsa yapsınlar önce Fenerbahçe konuşuluyor onlar da fırsat bu fırsat deyip…

Hepinize aydınlık günler dilerim.

https://twitter.com/#!/erkanilmi
http://www.facebook.com/#!/erkanilmi